" /> Kendi ‘Harikalar Diyar’larımız – Referans Kıbrıs
21 Ağustos 2019 Çarşamba

Kendi ‘Harikalar Diyar’larımız

Yayınlanma Tarihi: 1 Ekim 2014 16:17 


Bir yerlerde herkesten gizli yazdığın, oyuncusu, yönetmeni ve oynayanının bizzat kendin olduğun, senin düşünce ve sınırsız hayal, istek, arzu ve tutkularınla şekillenip ‘yaşam’ bulan bir ‘diyar’ vardır.

Çoğu zaman kaçıp oralarda vakit geçirir, ısrarla çalan telefonlara cevap vermezken, birileri seni bulamazken sen oralarda birşeyleri yaşarsın. Bir nevi kendi ‘harikalar diyarın’ gibi. Reel hayatın içerisinde herşey o kadar bir defolu ve kusurludur ki, en iyi kaçış yeridir kendi ‘harikalar diyarın’. Çalarsın, söylersin, oynarsın, kimi zaman herkese inat burnunun karıştırırsın, çıplak gezersin, duvarları ‘kim ne der’ kaygısı yaşamadan yazılarla doldurursun, süt banyosunda dinlenir, bir aslanla rakı içersin belki.

Belkide öylesine bir defolu ve kusurludur ki hayat; onu düzeltmek yerine kendi‘harikalar diyarında’ gezinmek çok daha cezbedici ve albenili hale gelmiştir.

******

‘Bir gün sensiz kalırsam ne yaparım?’ diye düşündürttüren kişiler vardır hayatında yer eden. Onsuzluğun nehirlerin kurumasi, okyanusların çekilmesi, gecelerin hiç bitmemesi, aynalardan uzaklaştığın, sigarada içkide paket ve şişe hesabına geçtiğin, umursuzluğun ve umarsızlığın tavan yaptığı dönemler olur. Bu dönemin süresi göreceli olmakla birlikte genelde birkaç yılı geçmemektedir. İnsanız sonuçta; değişiyoruz, büyüyoruz falan da ‘ömürlük’, ‘son kullanım tarihsiz’ şeyler nasıl olacak?

*****

‘Seçeneksizlikler içinden bir seçenek?’ ne denli seçeneksiz olunduğunun göstergesidir aslında. Seçenek yarat(a)mamak, kısır döngüye girmek, üret(e)memektir belki de açıklaması.

****

Sevdikçe sahiplenmiş, sahiplendikçe kaybetmişiz! Demek ki ‘becerememişiz‘.

*****

Gitmemesi için zorla tutuyorsan ancak ‘kısa bir süreliğine’ yanında kalacağı gerçeğini unutmaman lazim. Bir kere gitmek isteği geldi mi, bir kere güvenini ve inancını kaybettimi ve bunlara yönelik ilk evrelerde pansuman etkisi yaratacak ‘guven yaratici ve artirici’ önlemler ile önüne geçemiyorsan, o zaman aslında sen de kafanda ve yüreğinde gitmişsin demektir. İki gidenli denklemler ile ortaya ancak uzun mesafeler çıkacağından, sonucu belli yolculukda acıyı en taze zamanında sona erdirmek mantıklı olabilir. Lakin gitmelerin sonrasinda ‘herkes ona benzemeye’ başlıyorsa, o zaman kap biraları gel:) Yolumuz uzun, yolumuz pişmanlıklarla dolu olup aslında 4-5 ay sonra ‘vay! ne telef etmişim kendimi’ dediğimiz nokta olabilir. Bitmedi:) Bir de 4-5 ay sonra ‘iyiyim ben iyiyim’ deyip de, aslında kalabalıklarda pişmanlıklar ve yalnizliklar nūksediyorsa, o zaman kronikleşme olasılığı taşıyan bir ‘aşık’ olmuşsundur(bu süreçte de kesinlikle Müzeyyen Senar, Zeki Müren ve Sezen Aksu’nun bugüne kadarki tüm şarkıları telefonun, laptopun ve bilimum aletlerinde eksiksiz şekilde tam takır yüklüdür:)

*****

Şuan sokaklarda, parklarda, sandallarda, telefon kulübelerinde, ATM’lerde soğuğa karşı belki de gazete parçaları ile direnmeye çalışıp kaale alabilecekleri ve duydukları sesin açlıktan olan mide kazınması veya polis duduğü olanlar da var. Ve dünya bu kadar adaletsizken, dünyanin parası ve ayrıcalıkları ile Meclis’te oturup içerisinde yaşadığı ülke ve toplumu red eden basiretsiz, vizyonsuz, çapsız, cenaze ve düğün avcisi kişilerin halen onay alarak Meclis’ te yer almalari! Ey hayat yada duzen! Sen böyle bir şeydin değil mi? Evet de, sanırım seni yenmek için biz yeteri kadar büzzüklü olamadık.

*****

Seveceksen hayatı kıvırmadan, oynamadan, oynattırmadan düm düz olacaksın. ‘eh’lerle ‘meh’lerle oyalanacak kadar uzun değil yaşam çizgisi. #kıvırmadandaolur

****

Kuşku ve gūvensizlik düşmeye görsün bir kez akıllara ve kalbe. Sonu belli yolculuk başlar çünkü…Bile bile ladesin resmidir aslında hic kabullenilmek istenmeyen ama gün gibi de aşikar olan. Bu nedenle değil midir bir şeyleri inşa etmenin yıkmaktan çok daha uzun ve zorlu olması?

Atıf Müezzinler

Atıf Müezzinler

Yorum Bırakınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir