" /> Yokluk Nostaljisi… – Referans Kıbrıs

Yokluk Nostaljisi…

Yayınlanma Tarihi: 14 Ekim 2014 17:25 


Son günlerde Kıbrıs Türk basını müzakere krizini, yeni bakanlık atamalarını gündeme pompalayadursun, gerçek hayatın gündeminde hayat pahalılığı hala açık ara önde.

Eş dost  sohbetlerinin, hatta ve hatta marketlerde, kasiyer kuyrukları önünde bekleşen yabancılar arasındaki kısa soluklu ve toplu terapi nitelikli sohbetlerin demir başı hayat pahalılığıysa, yakın geçmişle bugünün kıyaslanması sonucunda bile dudak uçuklatan bir tablo ortaya çıkıyorsa, daha birkaç ay öncesinde yaptığımız temel harcamalar için bugün daha fazla bir bedel ödemek zorunda kalıyorsak,  kasaya her varışta market sepetinden birkaç ürünü çıkartmak zorunda kalıyorsak, yani geçim derdi boyumuzu aşmışsa, neyleyim bilimi, kültürü, sanatı…

Çok kez tanık oldum, 2-3 süpermarketteki ürünlerin kıyaslandığı fiyat listeleriyle alış veriş yapanlara. Hatta denemişliğim, sonrasında benzin harcamasını dikkate alarak de vazgeçmişliğim, sonra yine üç kuruş oradan beş kuruş buradan diyerek yılda birkaç kez tekrarlamışlığım bile var.

Marketten her çıkışta travma değişmiyor… Ekmekti, süttü, yağdı, yumurtaydı, birkaç çay batırımlık bisküviydi, bir iki atıştırmalıktı, 3 elmaydı, 2 armuttu derken kasadan gelen tıkırtılar eşliğinde şok geçirmeye devam yani.

Asgari ücretin 10’da birini her alışveriş sonrası, bir naylon poşeti ancak dolduracak temel yiyecekler için harcamak, eve gidince de üstüne bir bardak soğuk su içmek, yazgı gibi oldu bizim diyarda.

Bugün yine işteki kısa mola içerisinde arkadaşlarla ne olacak bu gidişat içerikli denklem üzerine düşünürken, birden söz sözü açtı ve 70’li yıllarda doğan tüm akranlarımız gibi PEYAK anıları, iç çekişle ortama yayıldı.

Ne güzeldi dedik… Ayın ortasında avansı bekleyen memurun, dar gelirlinin umuduydu PEYAK.

Evet o dönem şimdi harca sonra nasıl ödeyeceğim diye kara kara düşünün açılımı kredi kartı yoktu ama yanlış anımsamıyorsam PEYAK defterleri vardı ve insanlar harcamalarını yazdırıp, bir sonraki ay ödeyebiliyordu. Ya da buna benzer bir güzellik vardı.

PEYAK’a ailecek gider, aylık alışverişimizi yapardık. Market reyonundan alacaklarımızı tamamladıktan sonra, okul ihtiyaçlarımızı da alıp öyle çıkardık.

Hele kokusu… Büyük bir uçakalanı gibiydi benim için PEYAK. Renkli, dolu dolu bir yolculuğun adresi..

PEYAK’ın battığı, kapatıldığı haberini ilk aldığım anı anımsıyorum bir de. Burnumda kokusu, içimde sızılı bir boşluk.

1970’li yıllarda doğanların Sanayi Holding gibi bir başka sızısıydı PEYAK da. Şevson pijamalara ve PEYAK’tan alınan ilkokul çantalarıyla birlikte çocukluğa, yardımlaşmaya, dayanışmaya, o güzelim kooperatifçiliğie veda eder gibi.

Geride de işte çözümsüzlükten müzdarip bir tutam yokluk nostaljisi…

Meryem Ekinci

Meryem Ekinci

Yorum Bırakınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir